30 Mayıs 2021, 18:27 tarihinde eklendi

Hayati İnanç'tan Harun Reşid ve Behlül Dânâ Kıssaları

 

Hayati İnanç'tan Harun Reşid ve Behlül Dânâ Kıssaları.

 

Derler ki Allah dostları dört çeşittir davranışları itibariyle; biri var alem de bilir kendi de bilir ki Allah dostudur. Biri var alem bilir kendi bilmez, biri var kendi bilir kimse bilmez, biri var kendi de bilmez kimse de bilmez. Hani bir Anadolu köylüsü, Hızır aleyhisselam ile görüşmek için Yeni Camii de vakit namazı kılmak lazımmış diye duyar ve gelir. Namazdan sonra da çekilir bir kenara tespih çekerken için için düşünür bir taraftan bir daha gelmek ya kısmet olur ya olmaz. Bir veli acaba şimdi var mıdır? diye düşünmeye koyulur. O böyle efkârlıyken birisi kulağına eğilir ve derki ona oturduğun safta sen dahil yedi kişi var kendinden de haberi yoktur. Allah dostlarının bir kısmı da böyle ilk bakışta anlaşılamayan hatta, sıradan görülen bazıları meczup tavırla içinde olan hatta deli denilenleri vardır ve tabi hatırlamalıyız Cenab-ı Peygamber bir kimseye deli denilmedikçe imanı kamil olmaz diye haber vermişti. Behlül Dânâ hazretleri bunlardandır, eğer bakmasını bilmezseniz anlayamazsanız. Hz. Behlül Dânâ'ya deli demeniz işten bile değildir. halbuki o bir Allah dostudur, bir velidir. İşte Harun Reşid ile Behlül Dâna arasında yaşanan hadiseler Behlül Dânâ hazretlerinin yer yer Harun Reşid'i iğneleyen yerine göre sarsan, ürküten, korkutan onu uyanık tutmaya yönelik verdiği örnekler ve cevaplar yüzlerce yıldan bu yana eğitim hayatımızda çok özel bir yer tutar sevgili izleyenler nerdeyse tatlı sözü yoktur. her sözünde devlet başkanı olan Abbasi halifesi olan Harun Reşid'i ikaz vardır onu sarsan, rahatsız eden şeylerdir sözleri ama hiç yanından ayırmamış onun acı sözlerine tahammül etmiş demek ki o da boş değildi. Elbette öyledir. Harun Reşid merhum da çok takva sahibi, İslam tarihinde çok özel bir yeri olan bir zat idi. Alimlere çok hürmetkârdı Zamanında Fransa kralına bir duvar saatini hediye olarak göndermişti de saatin gösterdiği maharetler saat başında dışarıya çıkıp bir takım gösteri yapan küçücük cisimler karşısında telaşa düşmüş ve saati parçalamışlardı Avrupa'da, yani fevkâlade bir medeniyeti de temsil ediyordu aynı zamanda işte Harun Reşid ile Behlül Dânâ arasında yaşanan hadiselerden bu defa aktarmak istiyorum sevgili izleyenler. Bir gün bakar ki Harun Reşid şunu görür, Behlül Dânâ, Harun Reşid'in evinin önüne oturmuş eline bir çubuk almış, yere resimler çiziyor bir ağaç parçasıyla yere resimler çiziyor. olacak şey değildir. Ne yapıyorsun diye sorar. Ev yapıyorum der. Yere çizilen resme kim ev der alay eder adeta, Harun Reşid şaşırmıştır. Öyle demeyin halife hazretleri bitsin inşaat bakarsın müşteri çıkar der. Düştüğümüz vaziyete bak, danışmanlık görevi verdiğimiz, aklına güvendiğimiz adam yere resim çiziyor çocuk gibi oynuyor, sorunca da ev yapıyorum diyor. Diyerek hayıflanması devam eder Harun'un kenardan seyreder ama bu arada pencereden konuşmaları dinleyen Harun Reşid merhumun hanımı başka bir şekilde düşünür...

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Doldurulması zorunlu alanlar işaretlendi *